YUNANLILAR'IN MÜSLÜMANLARI GÖÇ ETTİRMEYE YÖNELİK ZULÜM VE YILDIRMA HAREKETLERİ
[Yunanlılar'ın Müslüman ahaliyi bir an önce göç ettirmek için Siroz ve Selanik dışındaki bütün yerlerde baskı ve zulümlerini arttırdıkları; Siroz Muharebesi'nden sonra sağlam kalan ve Müslüman ahaliye ait olan evlere zorla Rum göçmenler yerleştirilerek eşyalarının gasbedildiği, ahalinin bir kısmının da komiteci olduğu bahanesiyle haksız yere tutuklandığı; Zelhova kasabasında bulunan Ayşe Hâtun Mahallesi'ndeki câminin Hıristiyanlar tarafından tamamen tahrip edilerek enkazının yağmalandığı; Siroz ve Kayalar'da vakıf gelirlerine Yunan Hükûmeti tarafından el konulduğu; Demirhisar'ın Erne köyünden iki kişinin katledildiği ve Müslüman ahalinin öldürülmek veya tutuklanmak korkusuyla evlerinden dışarı çıkamadıkları hususlarında Selanik'ten gönderilen Haşmet Hasan imzalı mektup.]
3 Şubat 1914
Selanik'den
Huzûr-ı Vâlâlarına
Muhterem beyefendi hazretleri,
Ahâli-i İslâmiyyenin hicretlerini tesrî‘ içün Siroz kazâsı ve Selanik şehri hârici bulunan bi'l-umûm mevâki‘de Mezâlim-i Yunaniyye kesb-i şiddet etmekdedir. Şehir dâhilinde de ba‘zı ufak tefek hâdiseler vukû‘ bulmakda ise de adem-i ehemmiyyetine binâ’en zikrden sarf-ı nazar edilmişdir. Vazîfem hasebiyle temâsda bulunduğum taşra ahâlisinden mevsûkan istihbâr etdiğim vukû‘âtı arzetmek mecbûriyetindeyim. Siroz muhârebesinden sonra ateşden masûn kalan İslam mahallâtındaki bir çok hânelere cebren Rum muhâciri yerleşdirilmiş ve İslamların hânelerinde bulunan eşyâ-yı menkûleleri de mezkûr muhâcirîn tarafından gasbedilmişdir. Hâne ve eşyâlarını istirdâd etmek üzere mahalli hükûmetine mürâca‘at edenler ma‘a't-te’essüf hiç bir şeye muvaffak olamıyorlar. Ba‘zan muvaffak olanlar olsa bile hânesinin tahliye edileceği gün asker tarafından işgâl edildiğini görüyor. Askerin istî‘âbına kâfî derecede kışlalar bulunduğu hâlde İslam hânelerinin işgâli mahzan ahâli-i İslâmiyyeyi hicret etdirmek içün an-kasdin yapılmış olduğu anlaşılıyor. Emâkin-i mukaddeseye de her an tecâvüzât devâm etmekdedir. İslamların bir an evvel hicretleri içün hâtır u hayâle gelmeyen desîselerle İslamlar ihâfe edilmekdedirler. Zâbitân ve askerler Yunanistan'la i‘lân-ı harb edildiği takdîrde umûm ahâli-i İslâmiyyenin katli‘âm edileceklerini alenen söylemekden çekinmiyorlar. Köylerde İslam hânelerine silâh taharrîsi bahânesiyle duhûl eden zâbitân darb, tahkîr ve tehdîd gibi Mezâlim icrâsından geri kalmıyorlar. İki üç günden beri av tüfenkleri de men‘ edilmiş olduğundan ruhsat-ı resmiyye ile tüfenkleri bulunanlar bile habshânelere tıkılmakdadırlar. Familyaları yerli Rumlar tarafından evvelce cebren alınan ba‘zı kimseler familyalarını tahlîs içün hükûmete mürâca‘at etdikleri hâlde hiç bir şeye muvaffak olamıyorlar. Siroz'da cemâ‘ate â’id bulunan umûm mekâtib-i İslâmiyye Rumlar tarafından gasbedilerek icrâ-yı tedrîsâta bile mübâşeret etmişlerdir. Mekteblerin cemâ‘at-i İslâmiyye'ye i‘âdesi içün resmen hükûmete mürâca‘at edildiği hâlde hiç bir netîce istihsâl edilemeyerek hâlî üzere kalmışdır. Her tarafda İslam köylerine cebren muhâcirîn-i İslâmiyye (?) yerleşdirilerek, Rum unsurunu takviyeye gayret ediyorlar. On gün mukaddem Zilhova kasabasında Ayşe Hâtûn Mahallesi'ndeki câmi‘ Hıristiyânlar tarafından külliyen tahrîb edilerek, enkâzı hânelerine nakletmişlerdir.
Siroz ve Kayalar cihetindeki evkâf-ı İslâmiyye vâridâtı da hükûmet-i Yunaniyye tarafından gasbedilmekde ve Selanik Eytâm akçesi de bir dürlü cemâ‘at-i İslâmiyyeye teslîm edilmemekde ve edilmesi de meşkûk bulunmakdadır. Demirhisar'a mülhak Erne köyünde cumartesi gecesi İbrahim Hasan nâmındaki şahıs on yaşındaki çocuğuyla birlikde manliher tüfengiyle hânesinde eşhâs-ı mechûle tarafından katledilmişlerdir. İslamlar kat‘iyyen taşraya çıkmağa cesâret edemiyorlar. Çünki her tarafda asker ve ahâli tarafından tazyîk ve tehdîd edilmekdedirler. Komiteci oldukları iddi‘âsıyla ba‘zı kimseler de bilâ-sebeb Siroz'da taht-ı tevkîfe alınmışdır. Bu sûretle tevkîf edilenler Hüseyin Hüsnü, Ahmed Hüseyin, Davud Cemal, Aydın Tahir, Ragıb Ali, Salih Mehmed, Mehmed Osman, Âsım Ömer, Ahmed Ali, Mustafa Bayram nâm kimselerdir. Tevkîfhânede hükûmet tarafından ekmek verilmediğinden Siroz Cemâ‘at-i İslâmiyyesi tarafından i‘âşe edilmekdedirler. Kozana'nın Matlı karyesinden olup da bir buçuk seneden beri siyâsî cürümle Selanik Habshânesi'nde mevkûf bulunan zîrde esâmîsi muharrer eşhâs da şâyân-ı merhametdirler; Muhyiddin Osman, Mü’min Bekir, Mustafa Hasan, Hayreddin Şaban, Ferhad. Bunlardan Muhyiddin Osman asâkir-i Osmâniyye'den olup muhârebe esnâsında tevkîf edilmiş, diğerleri de bir gece hânelerinden alınarak bilâ-sebeb habsedilmişlerdir. Kayalar'dan Mavdovalı Kara Hüseyin Halim ile Masar İbrahim, Hayrullah bi-gayri hakkın i‘dâm cezâsıyla mahkûmdurlar. Yine aynı karyeden Salih Çavuş, Mehmed Çavuş, Şükrü Mehmed, Ahmed Hasan ve Hasan Abdül muhtelif cezâlarla mahkûm olarak, bir seneden beri Selanik Mahbûshânesi'nde mevkûf bulunuyorlar. Yetmiş yaşında bulunan Kayalarlı Cafer'le Şâkir, i‘dâm cezâsıyla tevkîfhânede bulunuyorlar. Her gün vukû‘ bulan Mezâlim-i Yunaniyye sebebiyle umûm ahâli-i İslâmiyyenin müheyyâ-yı hicret bir hâlde oldukları ma‘rûzdur. Efendim.
Fî 21 Kânûn-ı Sânî sene [1]329
Haşmet Hasan