1919 Yılında Selanik Serfice Ebiler köyü doğumlu, 4 yaşında Mübadele sonucu Germir' e yerleştirilmişler fakat ne yazık ki Germir' de mısır yetiştirilmediğinden dolayı Karacaören' e yerleşirler.
5 Kardeş 6 Çocuk 18 torun sahibi Askerliğini 1939 yılında Edirne'de çavuş olarak yapmış Edirne Selimiye camisinde askerlik yaptığı zaman ezan okumak nasip olmuş.
Arazisi fazla olmayan fakat kendisine sürekli alternatif uğraşılar bulan ve yaptığı işlerde başarılı olan, çalışmayı seven teknolojiyi takip eden, kitap okumayı, yeşili seven iri yapılı cüsseli sevdiklerine bakkalda sigaranın koli kağıdını bükerek bu kağıdın üzerinde alüminyum cezvede kahve ikram etmeyi görev addeden bence farklı birisidir.
Evlendiklerinde yatak ve yastık kurumuş ottan yapılmıştır. Belirli bir süre ırgatlık ve amelelik yaptıktan sonra En sevdiği arkadaşlarından birisi Rahmetlik Adanalı Mustafa ile birlikte Adana'ya çalışmaya giderler.
Adana'daki imkanlar, yiyecek, içecek, giyecek, yatacak ve sağlık hepsinde sorun diz boyudur. Akşamları handa kalarak çalışılmışlardır.
1958 yılında Kayseri Sümer bez fabrikasında kısa bir süre çalışır bu süre içerisinde Kayseri'de yeteri kadar esnafla tanışır azda olsa para biriktirir. Çalışmış olduğu zamanlarda Kayseri'nin değişik yerlerinde iş ve arsa alınması için teklifler gelir fakat köyde yaşlı baba ve anneye harçlık göndermek için bu teklifleri kabul etmez biriktirmiş olduğu bu paradan babasına (Ramazan Ali) tütün parası göndermek zorundadır nasıl olurda şehirde yatırım yapabilir ki bakmakla yükümlü oldukları kişiler için Kayseri yi terk edip geri köye yerleşir. Bu imkanları kullanarak köyde bakkallık yapmaya başlar, bu bakkallık aklınıza gelecek her mamulü satan bir bakkaldır. Ayakkabıdan, basmaya, boyadan, sigaraya, meyveden, nalburiyeye ve o günün şartları neyi gerektiriyorsa hepsini satıyordu.
Civar köylerden getirmiş olduğu ağaç fidelerini çakılın üzerini selin getirdiği çamurla millettirerek tarla yaptığı yerlere kavak, söğüt, kayısı, elma fındık, ceviz, erik ve köyde yetişebilecek bütün ağaçları dikerek ağaç konusunda köyümüz ve civar köylere örnek bir davranış sergilemiştir.
Kavak fideciliği, soğan yetiştiriciliği gibi farklı alanlarda uğraş veren sürekli çalışmayı seven çalışmayı ibadet olarak gören, yapmış olduğu işlerde gücünün ve parasal olarak gücünün yettiği ölçüde kendi imkanlarını kullanarak 1970 li yıllarda yapmış olduğu köy bağlantısına benzer bir bağlantı yaparak rahmetli İzzet ağbi ile zor bir işi başarırlar.
Kavak fideciliğinde köyümüze ve çevre köylere örnek bir davranışta bulunmuş kavaklarda göz çıkmaya başlayınca ağaçta güneye bakan kısımdaki düzgün olan ve kalın olmayan budaksız ağaçları budayarak 25 cm uzunluğunda ve çapraz keserek sürülmüş tarlaya, bahçeye diktikten sonra sulayıp, çapasını ev gübresini suni gübreyi budamasını sel ile millettirmeyi zamanında yaparak en az 2 sene beklemesi sonucu elde edilen fideleri köklerine zarar vermeden sökerek çevre köylere, Bünyan pazarına, bazen de sipariş üzerine Kayseri'ye getirerek satmıştır.
Ağaç sevgisi o kadar fazladır ki yetiştirdiği ağaçlara bir annenin çocuğuna göstermiş olduğu şefkat ve sevgi ile yaklaşır gece, gündüz, kış ve yaz demez sürekli takip eder yapmış olduğu işten büyük bir haz duyardı.
Çocuk sayısı fazla olunca yeni işler arayışına yönelmek zorundadır, bu arayış sonucunda camcılığa başlamıştır. Civar köylerdede camcı İsmail Çavuş olarak tanınır.
Hayat mücadelesi 21.09.1984 tarihinde Hakk'ın Rahmetine kavuşması ile sona ermiştir. |